Lizbon’da 3 Gün

Avrupa’nın en güzel ve en keyifli şehirlerinden biri Lizbon. Seramiklerle kaplı kaldırımlara, sonu gözükmeyen yokuşlara ve rengarenk evlere sahip bu şehir mutlaka ziyaret edilmeli. Lizbon’da üç gün boyunca neler yapılacağını bu yazıda detaylıca anlattık. Lizbon’da gezilecek önemli yerlerden ünlü restoranlara kadar gidilmesi gereken her yeri burada bulabilirsiniz.

Birçok yere ücretsiz girmenizi sağlayan ve şehrin tüm toplu taşıma araçlarında kullanabileceğiniz Lizbon Kart‘a göz atmayı unutmayın.

BİRİNCİ GÜN

Lizbon’da gezmeye başlamak için ilk durak Belem Bölgesi. Şehir merkezinin biraz dışında kalan Belem’de mutlaka gezilmesi gereken 3 önemli yapı var. Bunlardan ilki Belem Kulesi (Torre de Belém). Lizbon’da en çok ilgi gören ve en çok ziyaret edilen yapıların başında gelen Belem Kulesi şehrin sembollerinden biri. Tarihi 16. yüzyıla dayanan bu kule Tagus Nehri’ni korumak için inşa edilmiş.

Belem Kulesi, Lizbon

Belem Kulesi’nden sonra sıra Keşifler Anıtı’nı (Padrão dos Descobrimentos) görmekte. Bu görkemli anıtın sadece dışını görmekle yetinmeyin, mutlaka içindeki müzeyi gezip Belem’i tepeden gören terasına da çıkın.

Keşifler Anıtı, Lizbon

Belem’e gelmişken Pasteis de Belem’e uğmadan dönmek olmaz. Portekiz’in en ünlü tatlılarından olan pastel de nata’yı tadabileceğiniz en iyi adres kesinlikle burası.

Pasteis de Belem
Pasteis de Belem

Belem’de gezilecek son yer ise Jeronimos Manastırı (Mosteiro dos Jerónimos). UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan bu manastırın iç kısmı da en az dışı kadar etkileyici. Ancak Jeronimos Manastırı, Keşifler Anıtı, Belem Kulesi ve daha birçok yerin Pazartesi günleri kapalı olduğunu mutlaka not edin. Pazartesi günü bu yerlerin içini gezme imkanınız olmayacak.

Jeronimos Manastırı, Lizbon

Belem’den şehir merkezine dönerken içerisinde birçok küçük restoranın sıralandığı Mercado de Riberio ya da diğer adıyla Time Out Market’e uğrama zamanı. Burada mutlaka uğramanızı önerdiğimiz iki yer var. Bunlardan ilki pastel de natası ile ünlenmiş olan Manteigaria. Pasteis de Belem’den sonra en iyi pastel de natayı sattıklarını düşündüğümüz bu küçük pastanede pastel de nata yapılışını da izleyebilirsiniz.

Time Out Market

Time Out Market’te mutlaka uğranması gereken ikinci yer ise Conserveria de Lisboa. Portekiz’de konserve balık satışı oldukça popüler. Lizbon’un birçok yerinde duvarları boydan boya konservelerle dolu dükkanlar mevcut. Ancak emin olabilirsiniz ki Conserveria de Lisboa içlerinden en iyisi. Oraya gittiğinizde her bir konservenin içerisinde ne olduğunu size detaylıca anlatacaklar. Öğle yemeği için güzel bir konserve balık alıp hemen iki yan dükkana Manteigaria Silva’ya uğrayın. Buradan şarap, ekmek, ve peynir alarak menünüzü tamamlayın. Artık geriye güzel bir masa bulup yemeklerin tadını çıkarmak kalıyor.

Time Out Market

Öğle yemeğinden sonra Time Out Market’ten yürüyerek ulaşabileceğiniz Ticaret Meydanı’na (Praça do Comércio) uğrayın. Tagus Nehri kıyısındaki bu meydan şehrin en hareketli yerlerinden.

Ticaret Meydanı, Lizbon

Günün geri kalanını geçirmek için sıra Alfama Bölgesi’nde. Lizbon Katedrali (Sé de Lisboa) ve São Jorge Kalesi’nin (Castelo de São Jorge) bulunduğu Alfama, Lizbon’un en eski bölgesi. Daracık sokaklara, renkli evlere ve dik yokuşlara sahip bu bölgeyi keşfetmenin en iyi yolu burada kaybolmak. Alfama’da biraz kaybolun ve bu eski semtin keyfini çıkarın. Sonrasında ise Lizbon Katedrali ve São Jorge Kalesi’ne uğramayı ihmal etmeyin. São Jorge Kalesi’ne gittiğinizde şehrin en mükemmel manzarası ile karşılaşacaksınız. Şehri tepeden görmek için mutlaka buraya uğrayın.

Lizbon Katedrali, Lizbon
Alfama Bölgesi, Lizbon

Akşam yemeği için ise adres Cervejaria Ramiro. Burası Lizbon’da deniz ürünleri yenilebilecek en iyi restoranlardan bir tanesi. Kapısındaki sıradan da anlaşılacağı üzere burası bir hayli popüler. Masanıza oturmadan önce yarım saat kadar sıra beklemeniz gerekecektir, ama değeceğine emin olabilirsiniz.

Cervejaria Ramiro

İKİNCİ GÜN

Lizbon’da ikinci güne erken başlamak gerekiyor. Bugünün planında öğleden önce şehir merkezinde gezmek ve sonrasında Sintra’ya gitmek var. Güzel bir kahvaltı yapmak için ilk adres A Padaria Portuguesa. İsmi Türkçeye Portekiz Fırını olarak çevrilen bu kafeyi şehrin birçok yerinde bulabilirsiniz.

A Padaria Portuguesa

Kahvaltıdan sonra sıra Santa Justa Asansörü (Elevador de Santa Justa), Carmo Rahibe Manastırı (Convento do Camo) ve Bairro Alto Bölgesi’ni gezmekte. 45 m uzunluğa sahip olan Santa Justa Asansörü hem görünüşü ile turistik bir yer hem de şehrin önemli ulaşım yollarından bir tanesi. Asansör ile şehir içinde nasıl bir yere gidilir diye düşünebilirsiniz, ancak o şehir dik sokaklara sahip Lizbon ise asansör ulaşım için de kullanılabiliyor. Santa Justa Asansörü’ne binerek Lizbon’un bohem semti olarak adlandırılan Bairro Alto’ya gidebilirsiniz. Asansör ile yukarı çıktığınızda şahane bir Lizbon manzarasını da görmüş olacaksınız. Bairro Alto’da biraz dolaştıktan sonra Carmo Rahibe Manastırı’nı (Convento do Camo) da mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Bairro Alto, Lizbon

Öğle saatlerinde ise yolculuk Cascais’e. Yola çıkmadan önce bir şeyler atıştırmak için adres Casa Portuguesa do Pastal de Bacalhau. Burada pastel bacalhau yemeli ve yanında beyaz şaraplarından içmelisiniz.

Casa Portuguesa do Pastal de Bacalhau

Lizbon’un 30 km uzağında, Atlantik Okyanusu’nun kıyısında yer alan Cascais’e gitmek Cais de Sodre istasyonundan hareket eden trenler ile yaklaşık 40 dakika kadar sürmekte. Ancak şimdiden uyaralım, eğer kış aylarında Lizbon’a gidiyorsanız Cascais’de denize girme imkanınız olmayacaktır. Cascais’de denize girilecek en güzel yerlerin başında Praia da Rainha plajı geliyor. Kısa bir yürüyüş ile buraya rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Plajda vakit geçirdikten sonra Cascais’i gezmek isterseniz öncelikle sahildeki yolu takip ederek Boca do Inferno isimli kayalığı ziyaret edin. Sonrasında ise kasabanın tarihi merkezinde vakit geçirebilirsiniz.

Cascais, Portekiz
Cascais, Portekiz

Lizbon’a döndükten sonra sıra güzel bir akşam yemeği yemekte. Bunun için ise adres Portekiz mutfağının en güzel yemeklerini tadabileceğiniz Belcanto. İki michelin yıldızına sahip Belcanto’ya gitmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırın.

ÜÇÜNCÜ GÜN

Lizbon’da üçüncü gün yapılacaklar arasında Sintra’ya gitmek ve kalan vakti şehir merkezinde geçirmek yer alıyor. Bugünün kahvaltı için adresi ise Fábrica Lisboa. Şehir merkezindeki bu şirin kafede güzel bir kahvaltı ettikten sonra yolculuk UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan Sintra’ya gitmekte.

Fabrica Lisboa

Rossio ya da Oriente tren istasyonlarından trene binerek 40 dakika gibi kısa bir sürede Sintra Kasabası’na ulaşabilirsiniz. Eğer şehir merkezinden yola çıkıyorsanız Rossio istasyonunu tercih etmek en iyisi olacaktır. Sintra’ya tren ile ulaşmak oldukça kolay ancak asıl yolculuk bundan sonra başlıyor.

Yarım günde Sintra’da mutlaka görülmesi gereken iki yapıya gitmek var: Pena Sarayı (Palácio Nacional da Pena) ve Mouros Kalesi (Castelo dos Mouros). Sintra’nın merkezinden buralara ulaşmak için otobüse binebilir ya da hiking yapabilirsiniz. Dünyanın en etkileyici yerlerinden biri olarak gösterilen Pena Sarayı, adeta Sintra’nın tepesinde bulunmakta. Mükemmel bir manzaraya sahip olan sarayın içerisini de mutlaka ziyaret edin. Tarihi ortaçağa dayanan Mouros Kalesi de tıpkı Sintra Sarayı gibi şahane bir manzaraya sahip.

Sintra
Sintra

Bu iki görkemli yapıyı gezdikten sonra Sintra’nın küçük merkezinde biraz vakit geçirebilirsiniz. Renkli evler ve dar sokaklarla dolu meydanda birçok küçük dükkan ve restoran mevcut. Buraya geldiğinizde Casa Piriquita’ya mutlaka uğrayın ve travesseiros isimli tatlılarında deneyin.

Piriquita, Sintra
Sintra

Sintra gezisini tamamladıktan sonra Lizbon’a dönme vakti. Kalan vaktinizi şehrin en hareketli caddesi olan Rua Augusta’da geçirebilirsiniz. Günün her saati canlı olan bu cadde çvresinde birçok ünlü mağaza ve restoran bulunmakta. Lizbon’un sembolikleşmiş 28 numaralı sarı tramvayını da görmeyi ihmal etmemelisiniz.  

Rua Augusta, Lizbon

Bir Cevap Yazın